Friday, February 25, 2005
denge ?


her gece koynumda uyuyan kedim
bir gece vakti terk etti beni

belki ben istedim
belki o istedi
belki biz istedik

sicak - yumusak - huzurlu
soguk - kati - sinirli
bir yasamin tüm yüzleri
her ani paylasmaya hazir
iki "yabanci"
hiç olmadiklari kadar "tanidik"

kal desem / kaybet
git desem / göm
kendini + onu

esittir
gülemedi yüzler
ya da
hep gülüyorlar sessizce

kal desem / bırakma
git desem / durma burada

parantezler cümlesi
bir sen bilirsin
herkesin yanlisi
kandigimi sandigi
kandirilmayan kanamazdi
kansa yaralar kanamazdi

kal desem / ol her gecem / gül tek sözüm / dur bir ömür
git desem / ol her gecem / gül tek sözüm / dur bir ömür

bu sorunda
var tek çözüm
en fazla üç yüregin bildigi
en fazla iki yüregin tasidigi

her gece aktigin rüyalarim
yorulmayi unuttum
seni her sabah kaybetmekten
ve
üsüttüm de biraz açik pencereden
dönersin diye bir gün..
dönerim diye bir gün..
yan yana iki nokta

*bu su hiç durmaz






Posted at 09:53 pm by equilibrium
Comment (1)  




Friday, January 21, 2005
a.d.o

ölmek çok kolaydi
sen olsaydin cennetin garantisi
üzerinde "sen"ler ataçli bir dünyada
huzurlu bir gülümsemeni görmek ugruna
hasretin kelepçeleri takilabilir günesin kollarina
senin için seçtigim yol
yol degil
yüzyillar önce geçmis bir kuyruklu yildizin izinde
hiç görülmemis bir ask hikayesi
rotasi idealist bir ruhun devriminin ürünü
kendini kolayca harcamis
degerli bir beyin ölümü
kendi gözlerindeki yalnizliktan çok
senin gözlerindeki çogulluktan korkan
yazi-turali
belirsizlikler zinciri
birbirinden kopamayan
o ,
çok baska gecelerin çiçegi
isimlerin tükendigi diyarlara ait
biz ,
çinarlarla dostuz
sabir geceyi bekler

Posted at 12:19 am by equilibrium
Comment (1)  




Thursday, January 20, 2005
kutsal

kirdim kirdim
bütün rüzgarlarini
tuz-buz
sicak-soguk
dilimi kesti sözcükler
kanima susamisti uzun zamandir
karanlik odanin yalniz hayaletleri
çünkü senden kalan ne varsa
hepsi onlara basucu eseri
sesin
kokun
tenin
mahserin “üç” atlisi
benim korkumla beslenen
,”ben”i zevkle sundugum,
kalbimdeki tirnak izleri
(is kazasi)
mezarindan çikartirken seni
gecenin bir vakti
kemiklerine sarilip uyuma zamani geldiginde…
bütün duvarlar çöktü
gece ziyaretlerine engel
gözyaslarimdan bir deniz
dalgalarindan ürküp kaçacagin
ama/fakat/lakin
adin dua gibi dilimde
sen diye yildizlari öpüyorum
atesinden yanik hala ellerim
sadece
sen
tek ,
mantigimin dogrusu
tek ,
yüregimin uykusu
çünkü bazen susmak lazim

Posted at 08:08 pm by equilibrium
Make a comment  




Wednesday, January 19, 2005
agit

susam sokaginin
susan sakinleri
ellerinde simit
agizlarinda kelam
kalplerinde bosluk
gözlerinde losluk
iki nokta
ayaklari çiplak
burnu susamla tütsülü çocuga
bakarlar
nokta
bosluk
yanlis zamanlarin
dogru insanlari
yalniz insanlarin
dogru zamanlari
hepsi tek bir kapinin kulu
zili çalmaya korkan
ürkek-suskun
yorgun-sessiz
köleleri
noksan bir insanligin
çemberin ortasindaki ates
her sözlerinin besigi
kimden oldugu belirsiz
hastalikli bir yavrunun uyudugu
asla uyanmayacagi
soru isareti
belki de hiç var olamadigi
sözlerin bittigi yerde
yine sözler var
susmanin bittigi yerde
yine susmak var
dengenin ihtisami
sardigi zaman bütün kralliklarini
kendisi olamayan mahlukatlar zincirinin
bütün halkalar kopacak
-yükselen tek bir ses-
gözlerden süzülen bir damla kan
vücud bulacak tüm vahsetiyle
zavalli yüreklerin
onursuz damarlarinda
o zaman anlarsin iste
biz
kendi gözyaslarimizda bogulduk

Posted at 08:13 pm by equilibrium
Comment (1)  




Tuesday, December 28, 2004
okyanus çiçekleri

bütün susuzlugum iki nokta

bir bardak su masanin üzerinde
devrilmeyi bekleyen

adeta bir hüzün kulesi
her sabah yüzüne yedigi
dalgayla uyanan

yasanan
bir gülebilmek sancisi
sonu olmayan labirentlerde
kaybolmaktan zevk alan

borazan çalan
yataginda uzanmis
gözleri kapanmis
kalbinin örtüsü hafif aralik
belli ki onu üsütmüs,
bir kizin düslerinde

deva'm
sundugun bir bardak su
her sabah yüzümü oksadigin ellerin
gülümsettigin kelimeler , sicak ve dudaklarina ait ,
üsüdügümde ayak seslerin
ve zorla yattigim uyku gözlerinin ferine kavusmak ümidiyle


varligin yeter
üç nokta








Posted at 09:34 pm by equilibrium
Comment (1)  




Saturday, December 25, 2004
köselerde bir yerlerde...

kahvenin kokusu
tabagin yanindaki küçük kurabiyeler
bir dostun sözcükleri
dört/yüz/elli/kilometre uzaktan
oysa yanimdaydi nefesi
bazen en ufak ayrintimda
bazen sessiz bir sofranin basucunda

geceleri aglarken onun kollarindan uzakta
sen hep varsin..
çünkü böyle istemistir bir "bilen"
kameraya kaydeder bir babanin edasiyla
yardimini bekleyen küçük kizinin yüzündeki çamurlari silerken büyük oglu
gözyaslari çamurla karisik bir gülümsemeye kurban edildiginde
ve kazanir en hakli zaferini
modern zamanlarin virgül
yürekleri bilinmeyen zamanlarda takilmis savasçilari
bir, insan olmak hikayesi
bir, dogru olmak
tüm denklemleri esitleyen sonsuza
sonsuzu götüren cennete
bir biz olmak
belki de senin için her gece ettigim dua bu
mahserde kayarken yildizlar
duyacaksin o sözleri kulaklarinda
ellerinden tutan bir küçük kiz
seni sevmekten hiç vazgeçmedi
nokta (huzurlu ve hüzünlü)

Posted at 11:57 pm by equilibrium
Comment (1)  




Monday, December 20, 2004
bir-iki-üç

git
kal
dur
sev
ask
sen
bazen
sessiz
bagirsam
sesimi
duymaz
üzerimde
kanli
biçak
bütün
perdeler
kapali...

aradigim - buldugum - bildigim - gördügüm - gittigim  - kaldigim - varligim

sevda sunaklari
gizli sandiklar
yarali kitap
uçucu serçe
arka bahçe
ön balkon

hep aradigim - ilk buldugum - tek bildigim - düs gördügüm - yalniz gittigim - sessiz kaldigim - bütün varligim

bazen yanlis yerde
tüm zamanlar kipinde
ben tek cümleliyim
bir dil konusuyorum
bir ,tek seviyorum
bir ,tek düsünüyorum
bir buseyim dudaklarinda

sen hep aradigim - sen ilk buldugum - sen tek bildigim - sen düs gördügüm - sen yalniz gittigim -
sen sessiz kaldigim  - sen bütün varligim

bir - 'ki - üç
kayit son
nokta



 

Posted at 10:32 pm by equilibrium
Make a comment  




Sunday, December 19, 2004
konçerto

dün bugün yarin
biraz siyah ve beyaz
minimum-maksimum
ortalama gri

çizgi mi nokta mi
sekil yuvarlak
agaçlar çiçekler
bir sevgilinin kollari
yatak sicak
terazinin kollari
denge uzak
ivmelenen askin saskinligi
gerçeklik yakin
peki ya sevgi ?
derken susan bir sarki
aglar piyanonun tuslari
hayat sert-sessiz
günler taze-yumusak
bir egrinin sonsuza giden kollari
hiçbir zaman birlesmez
nokta

parantez
gri bir günün getirisi sicacik bir yuvarlak tepsi icinde sevgiliden dökülen çiçekler artar sevgi yine artar
tüm gerçekligiyle sarki sustugunda piyanodaki kapi çalar iki nokta belki de sen hep benimdin

Posted at 04:26 pm by equilibrium
Make a comment  

rüya...

 

duramiorum buralarda..
bir isikti oysa istedigim sadece..
geceyi silmek gibi büyük düslerim olmadi asla
kim yikar ki yuvasini pervasizca..
bir seni istedim
avuçlarimdan akan kum gibiydin
zamana karsi yarisan hirsli tanecikler çikmazi..
kaybetmenin acisindan çok
bir kiskançlikti benimki
akacagin yeni avuçlara karsi..
karanlikta oturuyorum artik geceleri
ve ince çok ince bir isik süzülüyor içimden
duvardaki yansimani izlerken uyuyakaliyorum..
senin de gördügün en güzel görüntü
bir rüyadan ibaret olsaydi
belki o gün anlardin beni
aglayarak uyandiginda..
soguk uykusuzlugunda..
nerdesin?


Posted at 01:31 pm by equilibrium
Make a comment  

as-k/-igim/-ik misin?

 

günesi övme
isitir diye yabanci gözleri
benim isigimdir belki senin güzelligin
senin güzelligindir belki benim felaketim...
küllerimi toplamaya gelirsin diye
bekliyorum her gün bir umutla...
gercek misin?


Posted at 01:29 pm by equilibrium
Make a comment  




Next Page
 








 




 


If you want to be updated on this weblog Enter your email here:




rss feed